| İŞSİZ ÖĞRETMENLER |
İşsiz öğretmenler açlık gravi yaptı06/08/2009 11:15 ANKARA - KPSS puanlarının yetersizliği nedeniyle atanamayan bir grup öğretmen adayı, Ankara’da çadır kurarak, 7 Ağustos’a kadar sürecek açlık grevine başladı. İşsiz öğretmenler açlık grevinde"Bıçak kemiğe dayandı" diyen işsiz öğretmenler bugün Ankara'da 3 günlük açlık grevine başladı. İşsiz öğretmenler açlık grevindeBu sabah bir çok ilden Ankara'ya gelen işsiz öğretmenler Abdi İpekçi Parkı'nda bir araya gelerek çadırlar kurdu ve 3 günlük açlık grevine başladıklarını duyurdu. Ataması Yapılmayan Öğretmenler Platformu imzasıyla bir basın açıklaması yapan eğitim emekçileri şunları söyledi; “Bugün burada KPSS mağduru atama bekleyen yüz binlerce öğretmen adına artık dayanılamayacak bir hal alan öğrtemen sorunlarını kamuoyuna duyurmak için toplanmış bulunmaktayız. Öğretmen sorunları her geçen gün adeta bir çığ gibi büyümektedir. Bizler bu durumun çok yakın bir zamanda artık önüne geçilemeyen sosyal patlama halini alacağını şimdiden görebilmekteyiz. Hükümeti buradan uyarıyoruz ve diyoruz ki; şimdiye kadar öğretmenlere yapılan ve adeta bir zulüm halini alan öğretmen atamaları burada bulunan öğretmenleri artık iç hukuk ve klasik eylem tarzlarının dışında bir eylem yapmaya zorlamıştır. Devletin bu uygulamaları,ilgisiz sorumsuz tavırları bizleri zaten bozulan sağlığımızdan tamamen vazgeçirterek 3 günlük açlık grevine itmiştir. Özgüvenimizi ve kararlılığımızı baskıcı bir tutumla yıkmak isteyen bu sisteme şu cevebı veriyoruz: BIÇAK KEMİĞE DAYANMIŞTIR! Bizleri açlık grevine iten sebepler çözümsüz değildir. Bugün sendikaların açıkladığı öğretmen açığı 400 bin civarındadır. Bu rakamlar bir şaka değildir tıpkı emekliye yapılan % 1.8 memura yapılan % 3 ve öğrenci harçlarına yapılan % 500'lük zamlar gibi. Ücretli öğretmenlik yapmak zorunda olan öğretmenlerin maaşları 300-600 TL arasında değişmektedir. Bunun yanında 3 ay işten çıkartılarak ücret ödenmemektedir. Tüm bu acımasız ve olabildiğince yanlış uygulamaların yanında sigortaları da ay sonunda ortalama 10 gün yatmaktadır. Buna karşılık taleplerimiz nettir: 1. Her yönüyle yanlış olan savunulacak hiçbir yanı olmayan ücretli öğretmenliğin koşulsuz kaldırılması gerektiği açıkça ortadadır ve koşulsuz kaldırılmalıdır. 2. Bu sene ilk olarak şubat ayına kadar 200 bin öğretmenin göreve başlatılması şarttır. 3. Özellikle son 2 yıldır kimsenin hangi kaynaktan sorulduğunu anlamadığı soruların nerden geldiği, puanların nasıl hesaplandığı anlaşılmamaktadır. 2008'de 13 sorunun iptalinin istenmesi 2009'da ise 6 sorunun hatallı olduğunun yetkililerce itiraf edilmesi üzerine sözde en yetkili kurum olan ÖSYM kurumunun güvenilirliğini yok etmiştir. Bunların sonucunda kurum bizler için anlamsızlaşmıştır. Kurumun daha ciddi bir şekilde tekrar güvenimizi kazanması gerekmektedir. 4. KPSS kaldırılarak yeni ve güvenilir bir sistemle yola devam edilmelidir. Bu haklı davamızda özellikle kangrenleşmiş 2-3 sorun ve dolayısıyla ülkenin geleceği için kimin hangi dinamikler aracılığıyla ne gücü varsa bize destek olunsun istiyoruz. Haksızlığa uğradığını düşünen her öğretmen adayını burada haklı davamızın sesini duyurması için bekliyoruz.” Daha sonra serbest kürsüde konuşan bir eğitim emekçisi; “Ben 150'ye yakın dilekçe yazdım ama dikkate bile almadılar, 2000 yılında mezun oldum 10 yıldır atama bekliyorum” dedi. Eyleme Eğitim- Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç ve Eğitim- İş Genel Eğitim Sekreteri katılarak birer konuşma yaptılar ve eylemi desteklediklerini söylediler. Eylemde sık sık “ Ücretli köle olmayacağız!", "Atama hakkımız engellenemez!” sloganları atıldı. 3 gün boyunca burada olacaklarını duyuran öğretmenler basın açıklamasını sonlandırdılar. Üç gün süren açlık grevi yaptılar Ataması yapılmayan öğretmenler Türkiye’nin çeşitli illerinde oluşturdukları platform ile taleplerini gündeme taşımak için Ankara’da 3 günlük açlık grevi eylemi yaptılar. 5 Ağustos Çarşamba günü Abdi İpekçi parkına çadır kurarak açlık grevi eylemine başlayan öğretmenlerin açlık grevi sona erdi. Yaklaşık 30 ataması yapılmayan öğretmen üç gün boyunca parkta yattı ve Ankaralılara seslerini duyurmaya çalıştı. Eylem boyunca kurdukları stant ile imza da toplayan öğretmenler bugün Milli Eğitim Bakanlığı’na yürüyerek bir basın açıklaması yaptı. MEB önüne yürüdüler Üç günlük açlık grevi sonrası yorgun ve bitkin olan öğretmenlere bugün Gaziantep’ten gelen ataması yapılmayan 80 öğretmen daha katıldı. Saat 14.00’da başta Eğitim-Sen olmak üzere birçok emek ve demokratik kitle örgütünün de katılımıyla yaklaşık 250 kişilik bir topluluk Kızılay’da bulunan MEB binası önüne yürüdü. Günlerdir öğretmenleri eylemi sonlandırın diye taciz eden Ankara polisi, yürüyüşü yaptırmak istemedi. Eylemdeki öğretmenler kararlı bir şekilde yürüyerek MEB önüne geldiler. MEB önüne yürüyen öğretmenler burada açıklama yaptılarEylemde söz alan Eğitim-Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç ise üç gündür Ankara’da geceli gündüzlü açlık grevi eylemi yapan öğretmenlerin haklı taleplerini bu güne kadar görmek istemeyen Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğretmenleri zor durumda bıraktığını ve güvenceli, kadrolu, eşit koşullarda öğretmenlik hakkı için verilen mücadelenin yanında olduklarını söyledi. Ataması yapılmayan öğretmenler talepleri için imza topluyor. İçlerinde ileri derece de kanser hastası bir öğretmeninde bulunduğu ataması yapılmayan öğretmenler, bıçağın kemiğe dayandığını, hükümetin taleplerini görmezden gelmekten vazgeçmesini istiyorlar. Mersin, Adana, Gaziantep, İzmir, Muş, Van, İstanbul, Karabük ve Ankara’dan açlık grevi eylemine katılan öğretmenlerin acil olarak çözüme kavuşturulmasının istedikleri talepleri var. -Şubat ayına kadar hali hazırda ihtiyaç olan 200 bin öğretmen atması mutlaka yapılmalı. -Ücretli öğretmenlik koşulsuz kaldırılmalı -KPSS kaldırılmalı, şeffaf güvenilir bir atama sistemi oluşturulmalı. Eylemler birçok ilde sürüyor Bu talepleri için geçtiğimiz yıllarda da farklı eylem ve etkinliklerde bulunan öğretmenler, hükümetin bu sorunu çözmesi için daha örgütlü ve etkili eylemelerde bulunma kararlılığındalar. Bu sonların asıl muhatapları olan yetkililerin, öğretmenleri yok saymasına karşı şu anda birçok ilde açlık grevi eylemlerinin sürdüğünü ve basın açıklamalarının da yapıldığını belirten öğretmenler, haklarımız için mücadelede edeceğiz diyor. sendika.Org- Ankara 12:21 - 29/8/2009 - yorum {yok} - yorum yazYoksa KPSS iptal mi edilecek!Yoksa KPSS iptal mi edilecek!04 Temmuz 2009 Cumartesi 00:28 Iğdır'da çökertilen KPSS çetesi çökertildi çökertilmesine ama ortaya çıkan skandal, öyle yenilir yutulur cinsten değil! Iğdır'da çeşitli kentlerden bin kişinin sınava girmesinin nedenlerini araştıran Emniyet Müdürlüğü, ülke genelinde yapılan kopya skandalını ortaya çıkardı. KPSS de çıkan soruları beş ayrı evde 60 öğretmene cevaplandırarak elde etiği anahtarı 8 bin lira karşılığında satan çetenin yöntemi akıllara durgunluk verdi Kopya organizasyonunun lideri Iğdır Üniversitesi MYO Müdür Yardımcısı Turgay Şaşmaz, İmam Hatip lisesi Müdürü İbrahim Uslu'nun da aralarında bulunduğu dört kişi tutuklandı. SORULARIN CEVAPLARINI TELEKONFERANS SİSTEMİYLE İLETMİŞLER Kamu Personeli Seçme Sınavı'nda (KPSS) çıkan soruları beş ayrı evde 60 öğretmene cevaplandırarak elde ettiği anahtarı 8 biner lira karşılığında Türkiye'nin çeşitli kentlerinde sınava girenlere cep telefonu ve kulak içerisine gizlenen bluetooth'la bildiren bir çetenin nasıl çökertildiğinin detayları ortaya çıktı. Iğdır'da çeşitli kentlerden bin kişinin sınava girmesinin nedenlerini araştıran Emniyet Müdürlüğü, ülke genelinde yapılan kopya skandalarını ortaya çıkardı. Kopya organizasyonunun lideri Iğdır Üniversitesi MYO Müdür Yardımcısı Turgay Şaşmaz, İmam Hatip lisesi Müdürü İbrahim Uslu'nun da aralarında bulunduğu dört kişi tutuklandı. SORULAR İNTERNETE SIZDI Toplam, 25 ortaklı çete, 27- 28 Haziran'da ülke genelinde yapılan KPSS'de kopya çekmek için harekete geçti. Sınav sırasında dijital fotoğraf makinası ile çekilen sorular, Iğdır'da beş ayrı evde çeşitli illerden bu iş için gelen 60 öğretmene cevaplandırıldı. A, B, C, soru kitapçıklarına 'hapşırma', 'öksürme' ve 'hıçkırma' kodu verdiler. Bu kodlarla yapılan talep üzerine hazırlanan 'cevap anahtarı' cep telefonu, kulak içerisine gizlenen bluetooth'la sınava katılanlara 8'er bin lira karşılığında dağıtıldı. Ayrıca, soruların yanıtları internet üzerinden Ankara, Bursa, Giresun, Trabzon, İzmir, Erzurum'da sınava girenlere gönderildi. Emniyet Müdürlüğü'nden yapılan yazılı açıklamada, sınav skandalı ile ilgili olarak şöyle denildi: "27- 28 Haziran 2009 günü Iğdır'da yapılacak KPSS sırasında soru kitapçıklarının dışarıya çıkarılarak, cevapların sınava katılanlara cep telefonları vasıtasıyla bildirileceği, bu yöntemle kopya çekileceği, bunun için ilimizle ilgisi bulunmayan çok sayıda kişinin sınav zamanı Iğdır'a geleceği, organizasyonu yapanların bu işlemler karşılığında para alacakları şeklinde bilgiler intikal etmesi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığının talimatları doğrultusunda soruşturma başlatılmıştır. Görevlilerimizce yapılan çalışmalar sırasında 27 Haziran günü söz konusu sınavdaki soruların dışarıya fotoğraflanmak suretiyle çıkarıldığı ve çıktılarının alındığı, soruları cevaplandırmak üzere değişik illerden gelen öğretmenler tarafından soruların cevaplandırıldığı, bu cevapların ilimizde ve başka illerde sınava katılan kişilere cep telefonu ve kulak içerisine gizlenebilen bluetooth kulaklık ile bildirildiği ayrıca dijital ortamda çalınan sınav soru kitapçıklarının ve cevaplarının başka illerdeki irtibatlı şahıslara internet yoluyla aktarıldığı tespit edilmiştir. Yapılan tespitler doğrultusunda 27 Haziran günü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğümüzce operasyon başlatılmıştır. Aralarında üniversite öğretim görevlileri ve öğretmenlerin de bulunduğu toplam 25 şahıs gözaltına alınmış, şahıslarla bağlantılı adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda bilgisayar, cep telefonu, cep telefonu kulaklığı, fotoğraf makineleri ve suçla ilgili olduğu değerlendirilen dokümanlara el konulmuştur. Şahıslar, haklarında suç örgütü kurmak, rüşvet alıp vermek suçlarıyla ilgili olarak hazırlanan tahkikat evrakı ile birlikte 1 Temmuz günü adli mercilere intikal ettirilmişlerdir. Yakalananlardan 11 kişi, Cumhuriyet Başsavcılığınca tutuklanma talebiyle yetkili mahkemeye sevk edilmiş, 4'ü tutuklanmış, 7 kişi ise kefaletle serbest bırakılmıştır." 22:55 - 10/8/2009 - yorum {yok} - yorum yazYoksa KPSS iptal mi edilecek!Yoksa KPSS iptal mi edilecek!04 Temmuz 2009 Cumartesi 00:28 Iğdır'da çökertilen KPSS çetesi çökertildi çökertilmesine ama ortaya çıkan skandal, öyle yenilir yutulur cinsten değil! Iğdır'da çeşitli kentlerden bin kişinin sınava girmesinin nedenlerini araştıran Emniyet Müdürlüğü, ülke genelinde yapılan kopya skandalını ortaya çıkardı. KPSS de çıkan soruları beş ayrı evde 60 öğretmene cevaplandırarak elde etiği anahtarı 8 bin lira karşılığında satan çetenin yöntemi akıllara durgunluk verdi Kopya organizasyonunun lideri Iğdır Üniversitesi MYO Müdür Yardımcısı Turgay Şaşmaz, İmam Hatip lisesi Müdürü İbrahim Uslu'nun da aralarında bulunduğu dört kişi tutuklandı. SORULARIN CEVAPLARINI TELEKONFERANS SİSTEMİYLE İLETMİŞLER Kamu Personeli Seçme Sınavı'nda (KPSS) çıkan soruları beş ayrı evde 60 öğretmene cevaplandırarak elde ettiği anahtarı 8 biner lira karşılığında Türkiye'nin çeşitli kentlerinde sınava girenlere cep telefonu ve kulak içerisine gizlenen bluetooth'la bildiren bir çetenin nasıl çökertildiğinin detayları ortaya çıktı. Iğdır'da çeşitli kentlerden bin kişinin sınava girmesinin nedenlerini araştıran Emniyet Müdürlüğü, ülke genelinde yapılan kopya skandalarını ortaya çıkardı. Kopya organizasyonunun lideri Iğdır Üniversitesi MYO Müdür Yardımcısı Turgay Şaşmaz, İmam Hatip lisesi Müdürü İbrahim Uslu'nun da aralarında bulunduğu dört kişi tutuklandı. SORULAR İNTERNETE SIZDI Toplam, 25 ortaklı çete, 27- 28 Haziran'da ülke genelinde yapılan KPSS'de kopya çekmek için harekete geçti. Sınav sırasında dijital fotoğraf makinası ile çekilen sorular, Iğdır'da beş ayrı evde çeşitli illerden bu iş için gelen 60 öğretmene cevaplandırıldı. A, B, C, soru kitapçıklarına 'hapşırma', 'öksürme' ve 'hıçkırma' kodu verdiler. Bu kodlarla yapılan talep üzerine hazırlanan 'cevap anahtarı' cep telefonu, kulak içerisine gizlenen bluetooth'la sınava katılanlara 8'er bin lira karşılığında dağıtıldı. Ayrıca, soruların yanıtları internet üzerinden Ankara, Bursa, Giresun, Trabzon, İzmir, Erzurum'da sınava girenlere gönderildi. Emniyet Müdürlüğü'nden yapılan yazılı açıklamada, sınav skandalı ile ilgili olarak şöyle denildi: "27- 28 Haziran 2009 günü Iğdır'da yapılacak KPSS sırasında soru kitapçıklarının dışarıya çıkarılarak, cevapların sınava katılanlara cep telefonları vasıtasıyla bildirileceği, bu yöntemle kopya çekileceği, bunun için ilimizle ilgisi bulunmayan çok sayıda kişinin sınav zamanı Iğdır'a geleceği, organizasyonu yapanların bu işlemler karşılığında para alacakları şeklinde bilgiler intikal etmesi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığının talimatları doğrultusunda soruşturma başlatılmıştır. Görevlilerimizce yapılan çalışmalar sırasında 27 Haziran günü söz konusu sınavdaki soruların dışarıya fotoğraflanmak suretiyle çıkarıldığı ve çıktılarının alındığı, soruları cevaplandırmak üzere değişik illerden gelen öğretmenler tarafından soruların cevaplandırıldığı, bu cevapların ilimizde ve başka illerde sınava katılan kişilere cep telefonu ve kulak içerisine gizlenebilen bluetooth kulaklık ile bildirildiği ayrıca dijital ortamda çalınan sınav soru kitapçıklarının ve cevaplarının başka illerdeki irtibatlı şahıslara internet yoluyla aktarıldığı tespit edilmiştir. Yapılan tespitler doğrultusunda 27 Haziran günü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğümüzce operasyon başlatılmıştır. Aralarında üniversite öğretim görevlileri ve öğretmenlerin de bulunduğu toplam 25 şahıs gözaltına alınmış, şahıslarla bağlantılı adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda bilgisayar, cep telefonu, cep telefonu kulaklığı, fotoğraf makineleri ve suçla ilgili olduğu değerlendirilen dokümanlara el konulmuştur. Şahıslar, haklarında suç örgütü kurmak, rüşvet alıp vermek suçlarıyla ilgili olarak hazırlanan tahkikat evrakı ile birlikte 1 Temmuz günü adli mercilere intikal ettirilmişlerdir. Yakalananlardan 11 kişi, Cumhuriyet Başsavcılığınca tutuklanma talebiyle yetkili mahkemeye sevk edilmiş, 4'ü tutuklanmış, 7 kişi ise kefaletle serbest bırakılmıştır." 22:57 - 6/7/2009 - yorum {yok} - yorum yazkpss videoları19:27 - 26/6/2009 - yorum {yok} - yorum yazÖzür Dilerim ÖğretmenimÖzür dilerim öğretmenim! Öğretmenlerimiz bugün Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki gibi mutlu ve coşkulu değil. Ekonomik nedenler onları ek işler yapmaya yönlendiriyor, atandıkları okullarda altyapı ve teknoloji yetersizliği şaşırtıyor Genç yaşta yitirilen dönemin Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati, Harf Devrimi sonrası mezun olan öğretmenlere, tek tek mektup yazarak şöyle sesleniyordu: "Muallim Arkadaş, ... yollarda en iyi şekilde yardımcı olmaları için Maarif İdareleri'ne lazım gelen talimat verilmiş olunduğundan, iskele, istasyon ve yol uğrağı kasabalarda, yakalarında YILDIZ bulunan bir zat seni bekleyecek ve yol gösterecektir. Onların da seni kolaylıkla tanıyabilmeleri için yakana bir YILDIZ takmalısın. Gideceğin yer hiç de yabancı olduğun yer değildir. Görev ve yolluklarının hemen gönderilmesi için yerine yazılmıştır. Oraya varır varmaz donanım bedelini de alacaksın... Bilhassa bu sene yeni Türk harflerini öğretmek gibi şerefli bir vazifen daha vardır. Bütün memleket evlatlarını bir an evvel yeni harflerle okutarak, Türkiye'de okuma yazma bilmeyen bir fert bırakmayacak kadar geniş bir azimle çalışmak mecburiyetindesin. Bunun için yeni Türk harflerini... her yerde her gördüğün kadın, erkek, fakir, zengin, çiftçi, tüccar, köylü ve şehirli ayırt etmeyerek herkese derhal öğreteceksin. Milletimize yeni kalkınma sahası yaratacak olan bu büyük zaferi kısa bir zamanda kazanacağına emin olarak vazifelerinde muvaffakiyetler diler ve işe başlama haberini beklerim aziz meslekdaşım." 1928 ile bugünün farkı Özetlediğim mektubu alan öğretmelerin, bugün 'motivasyon' dediğimiz 'coşku ve özgüveni'nin ne büyük olduğunun duyumsamamak olanaksız! Neresi olursa olsun, görev yerlerine giden öğretmenleri bugün hiç de mutlu ve coşkulu değil. Ekonomik nedenler onları ek işler yapmaya yönlendiriyor, atandıkları okullarda altyapı ve teknoloji yetersizliği şaşırtıyor; yönetimdeki aşırı hiyerarşi ve ödüllendirme yerine cezalandırma, sürekli soruşturmalar, dedikodular ve aldıkları eğitimin ve uygulama deneyimlerinin yetersizliği, bunun yanında kalabalık sınıflar, okul öncesinden geçmemiş, altyapısız çocuklar, bilinçsiz veliler, iklim ve barınma sorunları... derken diz boyu olumsuzluklarla başlayan bir meslek yaşamı... Geçmişi bilenler buluşunca yakınır: Köy öğretmen okulları, yüksek öğretmen okulları, eğitim enstitüleri ve buralardan yetişen, köyü, köylüyü tanıyan, seven, hatta içinden çıkmış ama dönüp ona yararlı olmayı ülkü edinmiş, doğu-batı edebiyatını, müziğini, felsefeyi, bir müzik aletini çocuklarına öğretecek ya da yol gösterecek derecede bilen, resim yapan, yazı yazan, gazete çıkarabilen, sürekli okuyan, düşünen, kafası aydınlık, sorgulayabilen, el becerileri gelişmiş, marangozluktan elektrikçiliğe, tarımdan hayvancılığa her alanda bilgi ve beceri sahibi, yine günümüz diliyle 'total' öğretmenler. Onlara 'devrimci, kalkınmacı, aydınlanmacı, Mustafa Kemal Atatürk'ün, Cumhuriyet'in öğretmenleri' diyebiliriz eminim. Özgüvenli ve görevinin bilincindeki bu öğretmenler değil mi, günümüz eğitim sevdalılarının önünü açan? Bugün bir yerlerde, 'başarılı, namuslu, alın teriyle üreten, vatanın her köşesinde sızlanmadan görev yapan yüzbinlerce sessiz sesli kahraman'lar varsa onlar, bir zamanlar önlerini ve ufuklarını açan, gerçek erdemleri ve ilkeleri öğreten bu yönderler (mentorlar) sayesinde vardır. Bugün ise geldiğimiz noktada öğretmenlerimizin durumu gelişeceğine kötüleşmiş, sorunları çözümleneceğine ağırlaşmış durumdadır. Plansızlık Her alanda olduğu gibi, öğretmen yetiştirmede de, her aşamadaki plansızlık, planlamanın gerekliliğine ve sorumluluğuna inanmama, bunu görevden saymama vurdumduymazlığı, durmadan haksızlığa uğrayan koskoca bir öğretmen kitlesi yaratmıştır. Her ilde yüzlerce açık Böylece, atananların sorunlarının ötesinde, toplumumuzda, çeşitli dallarda öğretmen olmuş koskoca bir işsizler ordusu birikmiş olup her yıl buna binlercesi eklenmektedir. Bunun yanında, her ilin en azından 500-1500 arası öğretmene gereksinimi sürmekte, açıklar, var olan öğretmenlere saat başı ek ücret ödeyerek sağlıksız şekilde doldurulmaktadır. Cumhuriyet'in temelini oluşturan, toplumu aydınlatan, ülkenin her yerine severek, sevilerek, sayılarak, çalışmaları üst düzeyde desteklenerek görev yapan değeri toplumun her kesimince benimsenmiş öğretmenimiz bugün neden bu halde? Çalışan öğretmenimizi sevgi ve minnetle anarken, karın doyurmak için 'ne iş olsa yaparım' noktasına getirilen, diplomalı işsiz öğretmenlerimizin de hak etmedikleri bu durumu masaya yatırmak ve öğretmen eğitiminden başlayarak istihdamına giden tüm sorunları planlayarak çözümlemek zorundayız! Cumhuriyet'imizin insan kaynaklarını böylesi kötüye kullanmaya ve eğitilmiş insan gücünü boşa harcamaya asla hakkı yoktur! Prof. Dr. Türkan Saylan 17:33 - 23/8/2008 - yorum {yok} - yorum yaz
|
Hakkımda 250bin öğretmen Ana Sayfa Profilim Arşiv tc no sorgula kpss puanını sorgula ingilizce-türkçe çevir mega tag upload (dosyalarınızı yükleyin) resmi gazete vergi kimlik no ip ni öğren ssk prim emeklilik yaşı hesapla oks sorgu imsakiye özgür ansiklpedi e-okul e-devlet tübitak TRT MEB bilim çocuk memurlar.net SBS 2009 hava durumu OSYM Kategoriler
- İşsiz öğretmenler açlık gravi yaptı - Yoksa KPSS iptal mi edilecek! - Yoksa KPSS iptal mi edilecek! - kpss videoları - Özür Dilerim Öğretmenim Arkadaşlarım • kpsszede • nuur |