İŞSİZ ÖĞRETMENLER - Blogcu - Sayfa 3



İŞSİZ ÖĞRETMENLER

Hakkı Yalçının Yazısı

Türkiye’de 250 bin işsiz öğretmen var. Belirlenmiş öğretmen ihtiyacı 170 bin civarında. Milli Eğitim Bakanlığı öğretmen açığını, “kuşları besleyecek ücretlerle” kapatmaya çalışıyor. Ayda 350 bin YTL… Eee, devlet babanın açlık sınırını 250 YTL olarak açıkladığı bir ülkede, bunlar olağan!

***

Açıktaki öğretmenlerden binlerce çağrı geliyor. “İşsiz öğretmenler merhamet bekliyor!” diye. Politika ve merhamet, birbirini tanımayan iki kelime… Öğretmenine en acımasız davranan ülkeler sıralamasında, dünyada birinciyiz.

***

Aynı fakülteden mezun olmuş insanlar arasında fark yaratmak, aynı okulda kadrolu öğretmenle, ücretli öğretmen arasında ücret uçurumu yaratmak, eğitimin de dengesini bozuyor. Öğretmenlerin de… Öğretmenine saygı duymayan politikalar, öğretmenin ücretini keserek, ekonomiye hizmet ettiğini mi düşünüyor? Bütçe açığına katkı diye…

***

Kayseri’de, işsiz bir öğretmen, ataması yapılmadığı için, 5. kattaki evinin balkonundan atlayarak intihar etti. Niceleri sırada. Öğretmenlik aşkı, ölümü göze alacak kadar büyüktür de… Devletin büyükleri için, bu çığlıkları duymak çok mu zordur?

***

Bir mum gibi, kendilerini yakarak, karanlıklara ışık veriyorlar diye… İşsiz öğretmenlerin, bir ateş çemberinin içinde kendilerini yakması mı gerekiyor, seslerini duyurmak için?

***

Milli Eğitim Bakanı olmak mesele değil. Mesele insan ayırmadan, emeğe ve yıllara saygılı olmak. Vicdanının sesiyle, yarınlara ışık tutmak. Ve asıl mesele, bu dünyada anlamlı bir isim bırakmak. Bu işsiz öğretmenler, bu kadrolu öğretmenler, neler çektiklerini bugün de unutmayacaklar, yarın da… Ama bütün haykırışlara suskun kalan bir Milli Eğitim Bakanı’nın. Öğretmenlerin gönlünde de yeri olmayacak… Yılların gönlünde de…

 
Bütün öğretmen adayı arkadaşlarımız adına kendisine teekkür ediyoruz.

17:42 - 20/8/2008 - yorum {yok} - yorum yaz


Öğrencisiz Öğretmenler

Neredeyse bir aydır "İşsiz öğretmenler", tüm köşe yazarları gibi bizi de e-mail bombardımanına tutuyor.
Kimi gün Türk dili ve edebiyatı öğretmenlerinin sesi gür çıkıyor: "17 bini aşkın işsiz mezunuz. Lise sayısı artıyor ama öğretmen atama kadrosu azalıyor. 2003'te Türk dili ve edebiyatı dersleri için 1.099 öğretmen atanırken, 2006'da bu sayı 34'e düştü. Kamuoyu tepkisi ve liselerin 4 yıla çıkmasının etkisiyle hükümet geçen ay 400 atama yapmak zorunda kaldı. Bu bile okul sayısının, dolayısıyla öğretmen ihtiyacının daha az olduğu 2003'teki atamaların yarısını bulmuyor."
Kimi gün Fransızca ve Almanca öğretmenlerinin çığlığı vicdanımızı sızlatıyor: "Onlarca üniversitede İngilizce dışında birçok yabancı dil öğretmenliği eğitimi veriliyor. Her yıl yüzlerce genç bu bölümlere girerken, yüzlercesi de mezun oluyor. Ancak bakanlık İngilizce dışındaki yabancı dil öğretmenlerine ihtiyaç olmadığını söylüyor."
Bazen tüm branş öğretmenlerinin ağıtı yükseliyor: "İşsiz lise branş öğretmeni sayısı resmi verilere göre 100 bini geçti. Ama her atama döneminde lise branşlarına ayrılan kadrolar 15, 20, 30 gibi komik sayılarda kalıyor. Sürekli yeni liseler açtıklarını söyleyen Milli Eğitim Bakanı'na soruyoruz; peki bu yeni liselerde hiç öğretmen açığı oluşmuyor mu?"
Cevabını da veriyorlar: "Kadro açığı ücretli öğretmenlik uygulamasıyla kapatılmaya çalışılıyor. Eğitim camiasında ' Ücretli kölelik' diye anılan bu sisteme göre, il veya ilçe milli eğitim müdürlükleri ihtiyaç bulunan branşlarda ücretli öğretmen görevlendiriyor. Onları ders başına 5 lira ödeyerek, ayda 300 liraya çalıştırıyor. Böylece kadrolu atayıp 930 lira maaş vermekten kurtuluyor." Bir gün okul öncesi öğretmenliği mezunları seslerini duyurmaya çalışıyorlar, ertesi gün matematik öğretmenleri kuyruğa giriyorlar.

Değersiz diploma fabrikası
Sorun şu: Halen Türkiye'de 200 bini aşkın işsiz öğretmen var. 200 bin öğrencisiz öğretmen. 200 bin susuz çiçek. AK Parti iktidara geldiğinde bu sayı 60 bin kadardı. Önlem alınmazsa her yıl en az 50 bin artışla 10-15 yıl sonra işsiz öğretmenler ordusu 1 milyon kişiye ulaşacak. Bakanlık ihtiyaç duyduğu öğretmenleri Kamu Personel Sınavı (KPS) ile alıyor. Bu yıl 205 bin işsiz öğretmen sınava girdi, 19 bin kadarı kazandı. 10 yıl sonra 1 milyonu aşkın öğretmenle sınav yapılacak, KPS yeni bir ÖSS trajedisine dönüşecek.
Bir başka sorun şu: 67 üniversitede görevi öğretmen yetiştirmek olan eğitim fakültesi bulunuyor. Bu fakültelere yüksek kontenjanlar veriliyor.
Üçüncü sorun şu: Kontenjanların bakanlık ve YÖK koordinasyonuyla belirlenmesi gerekiyor. Ancak iki kurum savaş halinde. Bakanlık kopukluğun sorumluluğunu YÖK'e yüklüyor, kurumu "İktidara karşı sistemli muhalefet yapmak"la suçluyor. YÖK ise sessizliğini koruyor ama yaraya neşter atılmadığı için eğitim fakülteleri diplomalı işsizler yetiştirmeye devam ediyor.
Son dönemde ciddi biçimde örgütlenen işsiz öğretmenlerle eğitimcilerin sendikaları, sorunun tek çözümü olduğunu savunuyorlar: Eğitim fakültelerine ihtiyaç kadar öğrenci almak, yani kontenjanları iyice budamak. Bir de örnek gösteriyorlar: Mezunları açıkta kalmayan Polis Meslek Yüksekokulları.
Bakanlık yetkilileri, yeni Anayasa ile YÖK sorununun aşılmasından sonra bu çözümü hayata geçireceklerini söyleyip, "Sabır" tavsiye ediyorlar.
Gelin de o sabrı 30 yaşında hâlâ anne-baba eline bakan 200 bin işsiz öğretmenden bekleyin. Hepsi de barut fıçısı gibi. Patlamaya hazır.



Erdal ŞAFAK      SABAH

17:17 - 20/8/2008 - yorum {yok} - yorum yaz


İşsiz Öğretmenin İsyanı

Eğitim fakültelerini bitirip öğretmen olan, ancak ÖSS'den (Öğrenci
Seçme Sınavı) sonra yaşadıkları KPSS (Kamu Personeli Seçme Sınavı) engeline takılarak atamaları yapılmayan genç eğitimciler, ağustos ayında ‘mağdur öğretmenler mitingi’ düzenliyor.

Ankara'da yapılacak miting çalışmalarını başlatan öğretmenler, “KPSS kaldırılsın, açık 200 bin kadroya mezuniyet yılı itibariyle atamalar yapılsın” taleplerini dile getirdi.

Eğitim- Sen 1 Nolu Şube'de toplanan bir grup öğretmenin sözcüsü olarak açıklama yapan Hacettepe Üniversitesi Almanca Öğretmenliği mezunu Sevtap Emir, sorunlarıyla ilgili şunları söyledi:
“Türkiye'de 100 binden fazla öğretmen neredeyse hiçbir sosyal haktan yararlanmadan devlet okullarında iş güvencesinden yoksun, ayda sadece 400 YTL ücretle ‘ücretli öğretmen’ adı altında çalıştırılıyor. 30 bine yakın sözleşmeli öğretmen yarınının kaygısını taşıyarak iş güvencesinden yoksun olarak çalışıtırılıyor. Binlerce öğretmen stajyerlik adı altında özel dersanelerde ücretsiz ve hiçbir sosyal haktan yararlandırılmadan, kölelik koşullarında günde en az 10 saat çalıştırılıyor. Öğretmen açığının 200 bine ulaştığı ülkemizde, her yıl KPSS'ye yüz binlerce öğretmen adayı giriyor, ama buna karşın sadece 10- 20 bin arası öğretmenin ataması yapılıyor. Bizler, her yıl birbirimizle yarıştırıldığımız ve bizleri rekabete götüren KPSS aldatmacısıyla sözleşmeli, ücretli, işsiz, özel sektörde çalışan öğretmenleriz. Kadrolu olan ve devlet okullarında çalışan öğretmenlerle aynı diplomayı almış olmamıza karşın işsisiz veya iş güvencesinden yoksun olarak çalışmaktayız.”
Öğretmen atamalarına sınır getirilirken, torpilli atamaların durmadığı kaydedilen toplantıda, KPSS'nin öğretmen yeterliliğini belirleyen bir sınav olmadığına dikkat çekildi. Atanmama nedenlerinin öğretmenlik yeterliliğiyle ilgisinin olmadığını savunan öğretmen adayları, bu çarpıklığın devlet tarafından bir eğitim politikası haline getirildiğini söyledi. Toplantıda Ankara'da ağustos ayında Türk Eğitim Sen ve Eğitim Sen'in katkılarıyla gerçekleştirilecek, yeri ve tarihi daha sonra açıklanan miting için çağrı yapılırken, Sevtap Emir bazı çözüm önerilerini de şöyle sıraladı:
“Eğitim fakülteleri kontenjanlarının düşürülmesini, Polis Meslek Yüksekokulları gibi düzenleme yapılmasını, yani ihtiyaca göre öğretmen alımının gerçekleştirilmesini istiyoruz. KPSS'nin derhal kaldırılmasını ve 200 bin öğretmen açığının mezuniyet yılı itibariyle geçmişe dönük sırayla acil olarak kapatılmasını, yoksa 10 yıl sonra 1 milyon öğretmen işsiz kalacak ve bu dram büyük sosyal patlamalara yol açacak. Ücretli, usta öğretici, sözleşmeli adı altında sürdürülen güvencesiz öğretmen istihdamı uygulamasının son bulmasını ve öğretmen unvanı alan herkese derhal iş güvenceli kadro hakkının geri verilmesini istiyoruz.”


Nesrin COŞKUN/ İzmir   DHA


17:08 - 20/8/2008 - yorum {1} - yorum yaz


İşsiz öğretmen Ramazan davulcusu oldu!

Araştırdım, yağmur gibi gelen mektupların altındaki imzalar gerçek çıktı. Üniversitede 4 yıl okumuşlar, öğretmen olmuşlar. Bazıları Fransızca, İngilizce, Almanca öğretmeni, kimisi Türk dili edebiyatı, kimisi branş öğretmeni...

İşsizler.

Çaresizler.

Basından destek istiyorlar.

Bizler yazarsak belki iktidar “işsiz öğretmenin sesini duyar” diye düşünüyorlar.

İşsiz kaç öğretmen var?

Tahmin edin!

50 bin var mıdır?

100 bin!

Bana gelen elektronik posta mektuplardan (neredeyse 40 gündür, her gün 15-20 mektup geliyor) öğreniyorum ki, işsiz öğretmenlerin sayısı 200 bini aşmış durumda... AKP iktidara geldiğinde, 5 yıl önce, işsiz öğretmen sayısı 60 bin civarındaydı.

***


Büyümüş, katlanmış.

5 yılda 200 bine çıkmış.

Öyle bir noktaya gelinmiş ki, işsiz öğretmen sayısı her yıl 50 bin artıyor. Bu hızla giderse, çare-çözüm de bulunmazsa, 15 yıl sonra işsiz öğretmenler ordusu 1 milyonu bulacak.

Tabloya bak!

Bak bak, otur ağla.

Türkiye bu “kadar kötü insan planlaması yaparak” ve her yıl işsiz öğretmen sayısını 50 bin daha artırarak, rekabeti gittikçe keskinleşen bu dünyada; “zihin, beyin, eğitilmiş benlik ve değiş-tokuş edilebilir zenginlik” yaratma yarışında nasıl damaya çıkacak? Bu kadar işsiz öğretmenin sonu ne olacak? Bazıları Ramazan davulcusu oluyor. Bir hafta sonra (gelecek perşembe) üç ayların sonuncusu Ramazan’a giriyoruz. Muhtarlar, sınavla davulcu seçimine başladı. Türkiye Muhtarlar Derneği Eskişehir Şubesi Başkanı Hasan Tütüncü, bu yıl Eskişehir’in 85 mahallesinde toplam 180 davulcuya iş verebileceklerini, ancak başvurunun 300’ü geçtiğini açıkladı. Başvuranlar arasında işsiz öğretmenler var. Uludağ Üniversitesi Bilgisayar Öğretmenliği mezunu 22 yaşındaki Kemal Akın adlı işsiz öğretmen de Eskişehir’in Sazova Mahallesi’nde “sahurda mani söyleyip mümin uyandırmak için Ramazan davulcusu olma” işi buldu.

Kemal Akın Hocam!

Mani bilmiyor.

“Çalışacağım, öğreneceğim” diye söz verince Muhtarların Başkanı Hasan Tütüncü, “işsiz Kemal öğretmene de Ramazan davulcusu olma imkânı” vermiş. Ücret yok. Halktan ne bahşiş toplarsa kazancı o olacak.

***


Gelen mektuplardan öğrendim. Branş öğretmenliğinde kadro açığı, “ücretli öğretmenlik” diye bir yöntemle karşılanıyormuş. Milli Eğitim Bakanlığı, okulda boş geçen derse bir öğretmeni kadrolu olarak atarsa ayda 930 YTL maaş verecek ama aynı öğretmeni “ücretli öğretmen” olarak görevlendirirse, ders başına 5 YTL, ayda 300 YTL ödeyerek işi kapatıyor.

Yapılana bak!

Vicdansızlık.

Ücretli kölelik!

Vahşi işveren tavrı!

Bu acıklı duruma rağmen Türkiye’nin 67 üniversitesinde “görevi öğretmen yetiştirmek olan” 67 fakülte her yıl yüksek kontenjanla öğrenci alıyor. Öğretmene iş verecek Milli Eğitim Bakanlığı ile öğretmeni yetiştiren üniversiteler arasında; “Bu gençlere, ailelerine, topluma yaptığımız haksızlık, vicdansızlık, vahşilik” diye bir özeleştiri yükselmediği gibi 5 yıldır ülkeyi yöneten ve 5 yıl daha yönetmek için halktan yüzde 47 destek alan AKP iktidarı da; “bu vahşet, bu haksızlık, bu vicdansızlık için bir çare, çözüm, ilaç için bir proje” geliştirmiş değil.

Ramazan gelecek.

Yine aynı sahneler!

Çadırlar kurulacak.

Yoksullar ve işinden erken kopamadığı için evindeki iftar sofrasına yetişemeyenler yine belediyelerin “iftar çadırları önlerinde” kuyruğa girecek. Başbakan, yanında eşi, gecekondu semtlerine “oruç açmaya” gidecek. Belki bu yıl Cumhurbaşkanı da eşiyle birlikte yoksul iftarlı halk bütünleşmesi yapacak. İşsiz öğretmenler, “kişi başına 10 bin dolarlık Türkiye” nutku dinleyip sahurda mani söyleyerek mümin uyandıracaklar!

Allah kabul etsin!


Necati DOĞRU     ndogru@gazetevatan.com

17:00 - 20/8/2008 - yorum {yok} - yorum yaz


Basında İşsiz Öğretmenler

Ne olacak bu öğretmen adaylarının hali

26.02.2008 Milli Eğitim Bakanlığı da, YÖK de galiba uyuyor. Uyumasalar bu kadar çok işsiz öğretmen adayı olmazdı. Üniversitelerin öğretmen yetiştiren eğitim fakülteleri sürekli olarak öğretmen adayı mezun ediyor. ...

Milli Eğitim Bakanlığıda, YÖK de galiba uyuyor. Uyumasalar bu kadar çok işsiz öğretmen adayı olmazdı. Üniversitelerin öğretmen yetiştiren eğitim fakülteleri sürekli olarak öğretmen adayı mezun ediyor. Ediyor etmesine ama, bu mezunların büyük bir bölümü öğretmen olamıyor. Öylece atama bekliyor.

 

Milli Eğitim Bakanlığı’nın da bir öğretmen kapasitesi var. O da kalkıp bütün mezunları öğretmen olarak alamıyor. Almaya kalksa bile, Maliye Bakanlığı kadro izni vermiyor. Bu işler o kadar kolay yürümüyor.

 

Durum böyle olunca da, öğretmenlik bekleyen gençlerin sayısı 100 binlere ulaşıyor. İşin içinde biraz abartı da olsa, “100 binlerce öğretmen adayının atama beklediğini” öğretmen sendikaları da ifade ediyor, atama bekleyen gençler de.

 

Asıl sorun, “okullarda şu kadar öğretmen açığı var, şu kadar aday atama bekliyor” meselesinde değil. Bence asıl sorun, gerçek ihtiyacın ne olduğunun belirlenmemesinde. Bunu belirleyecek olan devlet kurumları da Milli Eğitim Bakanlığı ile YÖK’tür.

 

Artık bu iki devlet kurumu el ele vermeliler. Milli Eğitim Bakanlığı, her sene ne kadar yeni öğretmene ihtiyacı olduğunu belirlemeli, YÖK de, buna göre eğitim fakültelerinde kontenjan düzenlemesi yapmalı. Bunun başka çözüm yolu yok.

 

Bu yapılmazsa, eğitim fakülteleri sürekli olarak öğretmen adayı mezun etmeyi sürdürür. Sürdürür de ne olur? Milli Eğitim Bakanlığı’nın Ankara Kızılay’daki merkez binası da atama bekleyen gençlerin “ağlama duvarı” olmaya devam eder. Hem gençlere yazık hem de “tek istihdam bakanlığı” gibi gözüken Milli Eğitim Bakanlığı’na. Haydi YÖK ve MEB, iş size düşüyor.

 

Bekir Türkmenoğlu

2008-02-26 Akşam

16:52 - 20/8/2008 - yorum {yok} - yorum yaz


Son Sayfa Sonraki Sayfa
Hakkımda
250bin öğretmen
Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
google
tc no sorgula
kpss puanını sorgula
ingilizce-türkçe çevir
mega tag
upload (dosyalarınızı yükleyin)
resmi gazete
vergi kimlik no
ip ni öğren
ssk prim
emeklilik yaşı hesapla
oks sorgu
imsakiye
özgür ansiklpedi
e-okul
e-devlet
tübitak
TRT
MEB
bilim çocuk
memurlar.net
SBS 2009
hava durumu
OSYM
Kategoriler
Son Yazılar
- İşsiz öğretmenler açlık gravi yaptı
- Yoksa KPSS iptal mi edilecek!
- Yoksa KPSS iptal mi edilecek!
- kpss videoları
- Özür Dilerim Öğretmenim
Arkadaşlarım
kpsszede
nuur